29
Mart
2026
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Öncülüğünde Düzenlenen STRATCOM Zirvesinde “Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” Ekseninde Küresel Sistem Tartışıldı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM), 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla düzenlenen zirve; 38 ülkeden ve 6 uluslararası kuruluş temsilcileri, diplomatları, akademisyenleri ve medya profesyonellerini bir araya getirirken program kapsamında 10 ülkeden 11 bakan ve 60’tan fazla üst düzey yetkili de yer aldı. Küresel sistemde yaşanan kırılmalar, artan jeopolitik gerilimler ve özellikle Orta Doğu’daki savaşın etkileri, stratejik iletişim perspektifiyle kapsamlı biçimde ele alındı. Bu kapsamda düzenlenen programda Üniversitemiz de akademik düzeyde temsil edildi. Zirveye Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yusuf Çınar ile Kurumsal İletişim Koordinatörümüz Prof. Dr. Ferhat Korkmaz katılım sağladı. Üniversite heyeti, uluslararası ölçekte üst düzey katılımla gerçekleştirilen oturumları takip ederek stratejik iletişim alanındaki güncel gelişmeleri yerinde değerlendirme imkânı buldu.



Zirvenin açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesajıyla gerçekleştirilirken açılış konuşmaları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran tarafından yapıldı. Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan’ın da ana konuşmacılar arasında bulunduğu zirvede Türkiye ve farklı ülkelerden pek çok üst düzey siyasetçi, yönetici ve temsilci yer aldı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’in zirveye gönderdiği video mesajında, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistemin bugün ciddi bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak mevcut küresel yapının sorunlara çözüm üretmekte yetersiz kaldığını ifade etti. Savaşların, krizlerin ve insani trajedilerin giderek derinleştiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, özellikle Gazze’de uygulanan soykırım başta olmak üzere yaşanan gelişmelerin uluslararası sistemin işlevsizliğini ortaya koyduğunu vurguladı. Hakikat ile algı arasındaki sınırın giderek bulanıklaştığına işaret eden Sayın Cumhurbaşkanımız, uluslararası hukukun uygulanmasında devletlerarası iş birliğinin güçlendirilmesi ve güçlünün hukuku yerine haklının hukukunun egemen kılınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin barış odaklı duruşunu kararlılıkla sürdüreceğini ifade eden Sayın Cumhurbaşkanımız, “Dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz.” mesajını verdi.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşmasında, küresel ve bölgesel krizlerin birbirini tetiklediği bir dönemden geçildiğini belirterek uluslararası sistemin adalet üretme ve istikrar sağlama kapasitesinin zayıfladığına dikkat çekti. Orta Doğu’daki savaşın insani, ekonomik ve çevresel maliyetlerine işaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin diplomasi ve müzakere yoluyla kalıcı çözümlerden yana güçlü bir irade ortaya koyduğunu vurguladı. Stratejik iletişimin önemine özel bir parantez açan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu alanın artık yalnızca dış politikaya yönelik bir araç olmaktan çıkarak, toplumların dayanıklılığını artıran ve dezenformasyona karşı direnci güçlendiren bir iç güvenlik unsuru haline geldiğini ifade etti. Dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin bilgi üretimi ve dolaşımını dönüştürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özellikle yapay zekâ destekli dezenformasyonun küresel ölçekte yeni bir mücadele alanı oluşturduğunu dile getirdi.



Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ise konuşmasında stratejik iletişimin uluslararası iş birliğini güçlendiren temel araçlardan biri olduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin krizler karşısında barıştan yana konumlanan bir yaklaşım sergilediğini vurguladı. Zirvenin yalnızca bir fikir alışverişi platformu olmadığını, aynı zamanda küresel sorunlara çözüm üretme iradesinin güçlü bir yansıması olduğunu ifade eden Duran, farklı aktörler arasında ortak bir dil geliştirilmesinin önemine işaret etti.



Zirvenin programı iki gün boyunca yoğun oturumlarla dikkat çekti.
Programın ilk gününde; açılış töreni ve üst düzey konuşmaların ardından “A New Framework for the Global Order: A Strategic Communication Perspective” başlıklı panelde küresel düzenin yeniden inşası tartışıldı. Gün içerisinde ayrıca lider diplomasisi, dijital iletişim ekosistemi, kamuoyu dönüşümü ve uluslararası sistemde güven krizi gibi başlıklar ele alındı. “Transformation of Global Public Opinion in the Digital Communication Ecosystem” ve “Crisis of Legitimacy and Trust” panelleri öne çıkan oturumlar arasında yer aldı. Günün son oturumunda ise “The ‘New Normal’ in Global Governance: The Permanence of Crises” başlığıyla küresel yönetişimde krizlerin sürekliliği değerlendirildi.

Programın ikinci gününde ise özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler ve İran merkezli bölgesel gerilimlerin küresel etkileri “From Regional Tensions to Global Fractures” panelinde ele alındı. Yapay zekâ ve stratejik iletişim ilişkisi “Future of AI in Strategic Communication” oturumunda tartışılırken, Türkiye’nin savunma sanayii perspektifi ve güvenlik mimarisi de özel bir konuşmayla değerlendirildi.

İkinci günün dikkat çeken başlıkları arasında ayrıca “Strategic Communication in the Age of Uncertainty”, “Women Leaders’ Perspectives on Global Crises”, “Rethinking Soft Power in an Age of Fragmentation” ve sahadaki hakikat mücadelesine odaklanan “Voices of the Narrative: The Struggle for Truth on the Ground” panelleri yer aldı. Zirve, “Forward-Looking Perspectives: Order in the New International System” başlıklı kapanış oturumuyla sona erdi.