Anasayfaya Dön

En

Ku

Hızlı Erişim
Web Mail
Kütüphane
Bilgi Edinme
İletişim Bilgileri
Telefon Rehberi

Haberler

Üniversitemizde İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü Düzenlendi

12.03.2018

Aziz milletimizin bağımsızlık savaşında yaşadıkları tüm acıyı ve heyecanı anlatan İstiklal Marşı'nın mısraları, "Korkma!" diye başlayarak bugünümüze de ışık tuttuğunu ifade eden Rektörümüz Durmuş, “Bizlere düşen en büyük görev de tarihimizde yaşananları unutmadan, her türlü bölücü ve işbirlikçi hainlere karşı bu toprakları bize vatan yapan şehit ve gazilerimizin mirasına sahip çıkmaktır” dedi.

 

Batman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Tarih Bölümü öğrencileri tarafından organize edilen 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı Rektörümüz Prof. Dr. Aydın Durmuş’un katılımı ile Merkez Kampüs Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

 

Saygı duruşu, İstiklal Marşı’nın okunması, Kuran-ı Kerim tilaveti ve şehitlerimize dua ile başlayan 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na Batman Üniversitesi personeli, öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.

 

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı açılış konuşmasını yapan Rektörümüz Durmuş, “Yüce milletimizin bağımsızlığını ve kutsal değerlerine olan inancını eşsiz mısralarla destanlaştıran İstiklal Marşı'mızın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilişinin 97. yıl dönümünü büyük bir gururla kutlamaktayız. Milletimizin duygularına tercüman olan bu destansı eser; vatan, millet, istiklal ve din sevgisiyle yoğrulmuş Milletimizin, bu kutsal değerlerine göz dikenlere karşı gösterdiği büyük kahramanlıkların, eşsiz dizelerle tezahürüdür” dedi.

 

Adına medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarın bütün kinini üzerimize kustuğu o yıllarda Asım'ın neslinin gövdesini siper ettiğini ifade eden Rektörümüz Durmuş,  Asım’ın Nesli üzerine yağan bombalardan korkmaksızın dört bir yandaki düşmanları topraklarımızdan defettiğini söyledi.

 

Rektörmüz Durmuş, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’ndaki konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

“Her ülkenin kendi özelliklerini ve tarihini tasvir eden bir milli marşı vardır. Henüz kurtuluş savaşımızın sıkıntı dolu yıllarında Büyük Millet Meclisi'miz de gelecek kuşakların yaşananları unutmaması; milli heyecanını yitirmemesi için bir şiir yarışması tertip etmiştir.

 

Yarışmaya çok sayıda eser katılmış; para ödüllü olduğu için ilk başta Mehmet Akif Bey katılmayı reddetmiştir. Ancak para ödülü kaldırıldıktan sonra bir eser kaleme almaya karar vermiş ve hepimizin içini titreten o ilk mısra ile yazmaya başlamıştır: "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak". Şiirin devamında acılarla dolu kurtuluş mücadelesi, istiklalimiz uğruna verdiğimiz şehitler ve akıtılan kanlar, vatanı korumanın önemi ve gerekliliği gibi konular işlenmiştir.

 

Unutulmamalıdır ki, Çanakkale'de, Yemen'de, Kafkaslarda ve sonrasında Sakarya'da, Kocatepe'de ülkemizin dört bir yanından Türk-Kürt-Laz ayırt etmeksizin tüm gençlerimiz silahlarıyla bağımsızlığımızı korumaya koşmuşlar; silah kullanamayanlar kağnılarla, katarlarla cepheye destek olmuşlardır. Bir millet topyekûn kendini savunmuş; bağımsızlığını tırnaklarıyla kazanmıştır. İşte milletleri millet yapan bu ortak duygudur: Vatan sevgisidir. 

 

Sevgili öğrenciler;

 

Aziz milletimizin bağımsızlık savaşında yaşadıklarını tüm acısıyla ve heyecanıyla anlatan İstiklal Marşı'nın mısraları, "Korkma!" diye başlayarak bugünümüze de ışık tutmaktadır. Dolayısıyla bizlere düşen en büyük görev de tarihimizde yaşananları unutmadan, her türlü bölücüye ve işbirlikçi hainlere karşı bu toprakları bize vatan yapan şehit ve gazilerimizin mirasına sahip çıkmaktır.

 

Bu duygu ve düşüncelerle başta Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, bu destanı yazdıran tüm ecdadımızı ve İstiklal Mücadelemizi destansı ifadelerle kaleme alarak ölümsüzleştiren Mehmet Akif Ersoy’u sonsuz rahmet, şükran ve minnetle anıyorum.”

 

Açılış konuşmasında sora program, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri ile Tarih Bölümü öğrencilerinin hazırladığı panellerle devam etti.